Potansiyel sapığı gizleyen duvar

Potansiyel sapığı gizleyen duvar

İki genç, biri bilgisayarın ekranında kilit, öteki cep telefonunun ekranında.

“YARIN, Burak’ın partisine geliyor musun?”

Sorunun ve cevabın ne derece önemli olduğunun hissettirilmesi için casus filmlerinin müziği giriyor devreye.

Aman seyirci atlamasın, durum pek MÜHİM.

Burak’ın partisine gitmekte mütereddit davranan biri gibi değil de, savaşı kazanmaya kararlı komutan edası ile strateji hesaplarını yapacağı ‘duvar’a yöneliyor ‘YARIN’lı genç.

Sosyal medyanın ‘duvar’ı, sadece sanal âlemde kalmamış, yaşanılan mekânın duvarını da ele geçirmiş.

Mühim meselelere eşlik eden en önemli şey ‘duvar’dır artık.

“YARIN’ı düşünen genç”  iki seçenek arasında tercihini yapacaktır ‘duvar’ın mihmandarlığında.

Aslı’nın doğum gününe mi gidilecektir, yoksa Burak’ın partisine mi?

Ne Burak ne de partisi çok da önemli değildir esasında. Ama partiye Ceren gelecektir. Ceren mühimdir. Çünkü Ceren, her mesajına gülücük işaretiyle cevap vermektedir. “Komik olmayanlara bile.” (Ceren de mühim değildir aslında. Ceren’den gelen o işaretlerdir esas mühim olan.)

“YARIN’ını düşünemeyen genç’’ nazara verilerek sosyal tacizci profilinin zihinlere zerk edildiğinin farkına varılmış mıdır?

Yoksa Amerikan film ve dizilerinden aşina olunan seri katil ve tacizci profilini, sigorta reklamına başarılı bir şekilde zerk etmek, yaratıcılığın hanesine mi kaydedilivermiştir hızlıca!

Durum ürkütücü.

Sanal gözetleme, reel dünyanın duvarına kopyalanmıştır. Reklam filminde masum gibi görünen bu eylem, gerçek hayatta genç kızlara ölüm getirmektedir.

Reklamlar sadece reklam değildir.

Günlük hayatın kodlarını yazan-çizen, yöneten, bozan metinlerdir.

F. B.