Hayatınızda ona yer açın!

“Hayatınızda ona yer açın!”

Aydınların halktan kopuk olduğuna dair eleştirilere aşinasınız muhakkak. Peki, bu eleştirileri bir reklam metni olarak okumaya ne dersiniz?

Reklam, bardak reklamı.

Kadınlar ahmaktır ve sinsidir diye bir cümle kuran olsa, anında linç edilir. Ama bir bardak reklamı ‘hayatınızda ona yer açın’ sloganı ile ‘kadınlar ahmak ve sinsidir’ önermesini itina ile zihinlere yerleştirmeye kalkıyor, lakin tık yok.

Nasıl mı yerleştirmeye çalışıyor? Yakın plan ilerleyelim.

Yer mutfak. Zaman, kahvaltı zamanı. Adam gazete okuyor. Kadın çayını içiyor. Yüzünde sinsi bir ifade ile adamın çay bardağını itina ile masanın ucuna yerleştiriyor. Maksat, adamın kolu çarpsın, bardak yere düşsün ve kırılsın. Çay yere dökülsün. Ortalık pislikten geçilmesin.

(Her ev kadının rüyası budur değil mi? Zeminler çaya doysun! Her yere sıçrayan cam kırıklarını toplamakla geçsin sabahın keyfi!)

Kadının yüzündeki sinsi ifade, o bardağın kırılması için kurulan düzeneğin ipucu. Ne uğruna o düzenek! Kırılıp giden eski bardaklardan kalan boşluğu yenileri ile doldurmak için.

Ev kadınlarını nasıl bir aşağılamadır bu. Gözleri eşyadan başka bir şey görmez. İki kuruşluk şey için almadıkları risk kalmaz. Söylenen budur. Evet bu!

‘Hayatınızda ona yer açın’ deyince bu reklamın alt metninde söylenenleri ekran önündeki kadınların anlamayacak kadar ahmak olduğunu sanıyor metin yazarımız, yönetmenimiz.

Reklam metnini yazanlar, biraz yaşadıkları toplumun kadınlarını tanıyabilseydi ‘sinsi planlı’ metinler değil, tam tersine paylaşmaya yönelik bir sahne inşa ederlerdi. Çünkü cam bardak söz konusu olduğunda yaşadıklarımız şöyledir:

Hiçbir kadın kullandığı cam nesneleri kasti olarak kırıp ortalığa cam kırıklarının dağılması pahasına hayatından çıkarmaz. Kullanmaktan sıkıldığı bardakları, kutulara yerleştirerek ihtiyacı olan yerlere bırakır. Öğrenci evlerine gönderilir, civarda bir inşaat varsa inşaat işçilerine takdim edilir, cami altındaki çay ocaklarına verilir.

Cam bardak, kadınların birbirine en kolay aldıkları ve her defasında fazlası olmaz diyerek sevindikleri/sevindirdikleri bir hediyedir. Adı üstünde, cam dediğin eyvah çanağı. Taziye evlerine yiyeceğin yanı sıra bir kutu bardak hediye edilmesinin mantığı budur.

Bu reklam, Türkiye’deki kadınları anlatmıyor. Ve fakat o reklama razı olanların bilinçaltını/kadın düşmanlığını pekiyi anlatıyor.

Beyler! Hayatınızda akla ve mantığa yer açın. Biraz da yaşadığınız toplumu idrak etmeye çalışın.

F. B.