Bu Bir Reklamdır!

Yukarıdaki altı resmin yedi farkını sormak değil niyetim. Aslında bunu görünce bir şey söylememek olmalıydı niyetim ama dayanamadım işte…

İlk görüşte karar veremiyorum, bu görüntülerin hangi ülkede yayınlanacak bir reklam için hazırlandığına. Çünkü polis, Amerikan; hostes, Türk değil; başörtülü kadın (buradaki görüntüsüyle belli bir meslek grubunu temsil etmediği için onu böyle tanımlamaya mecburum), Müslüman kadının profili değil.

Bundan murat nedir diye sorgulayınca cevap, reklam sesli, satışa hedefli bir beyefendinin sözleriyle geliyor: Bu bir şampuan reklamıymış. Alışılmadık görsellerin tercih edildiği ürünle ilgili zihnimizde yığınla başka görüntüler ve cümleler beliriyor. Bunlar, birbirinden bağımsızlar hatta çatışıyorlar çoğunlukla. Ama yine de iyi niyetli olmaya davet ediyorum kendimi. Birilerinin bizim dertlerimizle (oysa hiçbir başörtülü kadının, saçı rüzgâr ve güneşten mahrum kalıyor diye dertlendiğini duymadım) ilgilendiğini düşünebilirim. Hemen ardından iyi niyetlerimi başka yöne saptırabilir ve “Yok mu arttıran?” sorusunu sorabilirim. Elbette var arttıran. Başka bir şampuan markası daha elini taşın altına koymuş ve yığınla işlerinin arasında ‘tesettürlüler için şampuan’ üretmiş. Teşekkür edesim geliyor. Yukarıdaki resme şükranlık duyguları içerisinde bir kez daha bakıp diyorum ki: Kadının işi zor! Hele de alev, trafik, kabin basıncı, inşaat tozu ve steril laboratuvar (resimde öyle görünüyor) yüzünden saçına hak ettiği özgürlüğü bahşedemeyen kadınınki…

Dünya güzel bir yere dönüşüyor bir anda, çünkü İsviçreli bilim insanları her şeyi yine düşündü (bizim düşünemediklerimizi de) ve bu şartlar altında hayatta kalmaya çalışan kadınların saçlarını korumaya aldı. Güneş ve rüzgâr görmeyen saçların, hangi gizli tehlikelere hedef olduğunu bilimin o kör edici aydınlık ışığında açıkladılar.

Hakkını yedik yıllarca. Bizi görmezden geldiğini sandık yıllarca. Hosteslerin, aşçıların ve benzerlerinin yaşadıkları sıkıntıların, bir başörtülü kadınınkiyle aynı olduğunu anlamadın zannettik yıllarca. Oysa sen ne ince ruhluymuşsun be bilim!

Not: Düşünen kadınlar için de bir çözüm düşündün mü?

Naime Erkovan