Bana teyze, teyzee, TEYZEEE dediler!

Bana teyze, teyzee, TEYZEEE dediler! 

Bana teyze, teyze TEYZE  dediler/döndüm baktım/ resmen bana dediler/daha dün herkese teyze diyordum…

Bir sitenin engin bahçesinde, yan yana park edilmiş iki otomobil. Arabasının bagajını açan iki genç kadın. Kadınlardan biri yapay sarışın, öteki doğal kumral. Yapay sarışın, arabanın bagajına kızının patenlerini yerleştiriyor. Kumral olan bütün doğallığı ile küçük kıza “n’aber fıstık” diyor. Cevap vermeyen kızı için devreye giren sarışın kadın, oldukça müstehzi bir ifade ile  “kızım merhaba desene TEYZEYE” diyor.

TEYZE!

Küçük kızın, annesini dinleyip teyze  filan diyeceği  yoktur. Fıstık hitabına maruz kalınca, utanıp kendi içine çekilmiştir. Kolayına çıkmayacaktır oradan.

Ama annesinin kızı  üzerinden öldürücü darbe niyetine aldığı nişan, hedefi vurmuştur.

Kariyer basamaklarını tırmanmaya çalışan genç kadın, kadının kadına kurt kesilmek için hiçbir imkanı boşa geçirmediği sıradan gündelik hayat sahnesinde birden bire teyzeliği tadıverecektir.

Tattığı bu şey, acı gelecek, arabeske bağlayıp acıların kadını olacaktır.

Ne zamana kadar? Çok değil sadece bir kaç saniye sonra, kara bulutlar kalkacak, teyze olmayı kabullenemeyen öznemiz, arabasını bırakıp kendisini bahar yürüyüşünün temposuna bırakacaktır.

Neden mi?

Cep telefonu çalacak, “dış ses” Aslı Hanım yıllar hızla geçiyor iyi bir gelecek için falan feşmekan sigortaya gelin, diyecektir. Biraz önce küçük bir kız çocuğunun henüz söylemediği teyze hitabı ile “yıkıldım, artık duramam  buralarda” şokunu yaşayan genç kadın, telefondan gelen dış ses ile ahmak bir mutluluğa gark oluverecektir.

Aynı reklamın amcalı versiyonunda küçük erkek çocuğunun genç adama “Topu atsana amca” hitabını duyarız, ama teyzeli versiyonda küçük kızın sesini duymayız.

Neden ?

Yapay sarışın kadının baskın karakterinin, profesyonel anne kariyeri yapıyor oluşunun imlenmesi için, küçük kızın o sahnede sesi olan özne değil,  konuya uygun obje olarak yerini alması gerekiyordur çünkü.

Baskın anneler için, çocuklar hiçbir zaman kimlik/kişilik değildir. Saçını süpürge ettiği bir tozdur olsa olsa.

Amcalı versiyonda, kaçan bir topa tekme atmaya hazır bir genç  adam, topunun kaçmaması için yardım isteyen çocuk  ile doğal bir temas içindeyken; teyzeli versiyonda, neden kadınlardan birinin, kızı üzerinden öteki kadını incitme seansı devredir?

Kadınların bilincine; hayatlarını “garanti”ye almak için, daima öteki kadının ne yaptığını, kendisine nasıl baktığını, kendisini nasıl değerlendirdiğini bilmesinin şart olduğu yerleştirilecektir.

Tüketim kültürü kadınlar arasındaki haset, fesat, kıskançlık üzerinden pazarlar ürünlerini. O genç, SEN değilsin; o bakımlı, SEN değilsin; o başarılı SEN değilsin.

Kadınları, hemcinsleri üzerinden yaralar reklamlar ve onların yaralarından iştahla yararlanır.

Meraklısı için söylemiş olalım, reklama kaynaklık eden “Bana Amca Dediler” şarkısını Hakkı Bulut 2009 yılında seslendirmişti:

Oysa ne saçlarım ak, ne kambur belim

Ne baston taşıyorum, ne de solmuş tenim

Yaşım henüz altmış üç ve çok da gencim

Bana amca demesi nasıl ağır geldi be!

Erkekler, hemcinslerinden ziyade, karşı cinsin kendilerini abi, amca görmesinden rahatsız olur.

Oysa teyzelik durumu oldukça karışıktır. Her kadın teyze olmak ister ve teyzeler genel olarak  halalardan daha çok sevilir. Fakat tuhaf bir ironi olarak kültürümüzde kadınlar en çok da teyze hitabı ile incitilir. Kadınlara “teyze” diye hitap ederek muhatabı incitmenin üç farklı kategorisi vardır:

I-İdeolojik küçümseme amacıyla,  bkz. bir zamanlar  başörtülü kızlara her yaşta teyze diye hitap edilmesi.

II-Hasarlı tüketici imgesi için. Trendleri takip edemeyenler, yaşlanmamayı başaramayan, tarzını taze tutmayı başaramayanlar için teyze hitabı tezgahın altında hazır tutulur.

III-Birini “teyzeleştirmek” gecikmiş alacakların bakiyesi için elverişlidir.70 yaşındaki Ajda Pekkan’ın her yaştan kadını kıskandıran sahne performansı için ödemesi gereken bedel, “bana teyze dediler” reklamı  üzerinden başarı ile tahsil edilmiştir mesela. Bana teyze dediler “şarkısı” Ajda Pekkan’ın eski bir klipinin üstene yerleştirilmiş ve bu “performans” ile tıklanma rekorlarına ulaşılmıştır.

Velhasıl geç-modern kadının kafası sadece anne olmak/olmamak konusunda karışık değildir.

Zor bahistir teyze olmak ya da olmamak. Kim kimin teyzesidir kim kime teyze diyecektir! Kim kime ne zaman teyze diyecektir.

Reklamcı, kadınların kalbindeki yaralardan birine daha temas etmiş, vurdukça vurmaktadır.

Dünya yaşanır bir yer olsun, sağlıklı bebekler dünyamıza hoş gelsin sefa getirsin, biz sağlık ile yaş alalım ve her geçen gün teyze diyenlerin sayısı bir kat daha artsın.

Hayatın verdiği mesaj budur, reklamlara aldanmayın.

 F.B.