Mustafa Kara: Anne Hasreti

Anne Hasreti

…Annem köye gideceği gün ikindiyi kıldıktan sonra genellikle kuru otlardan meydana gelen yükünü hazırlar ve yola düşerdi. Akşamın hüznüyle beraber içimize de ayrılık ateşi düşerdi… Ertesi gün gelinceye kadar kulağımız seste, gözümüz yolda… Annem sabah ezanıyla kalkar, namazını kıldıktan sonra sefere çıkardı. Bazen mezreye yaklaştığında bize seslenmesiyle bayram başlardı. Ona sarılmanın, terli yüzünü öpmenin, kendine has kokusunu almanın zevkini size nasıl nakledeyim! Men lem yezuk lem ya’rif… Bu bayram bitmeden ikincisi başlardı. Kucağında, kuşağında veya palanında bize getirdiği bir şeyler muhakkak vardı. Nûrun alâ nûr… İsmail için üçüncü bir bayram daha vardı: Memesinden süt emmek… Babaannemin 1958’de âlem-i cemale intikal etmesiyle birlikte Anbet faslının Eylülleri de değişmeye başladı…

Devamı Nihayet Şubat sayısında