Yeryüzü Mescidinde “Namaz Kılacağımız Yerler”

Sana Ullah | Söyleşi Kübra Kuruali Yaşar | Çeviri Zeynep Gül

Namaz vakitlerinde evimizin dışındaysak aklımıza ilk gelen şey yakınlarda bir cami ya da mescit aramak oluyor. Yanımızda seccademiz olsa bile onu yürüdüğümüz kaldırıma, soluklandığımız parka, çalıştığımız ofise, kütüphane ya da vapura sermeyi düşünmüyoruz. Peki; Avrupa, Amerika, Uzak Doğu gibi İslam beldesi olmayan yerlerde yaşayan Müslümanlar namazlarını nerede kılıyor, seccadelerini nerelere sermek zorunda kalıyorlar? Güney Florida’da yaşayan Pakistan asıllı Sana Ullah, Amerikalı Müslümanların içinde bulunduğu bu duruma dikkat çekmek için 2015 yılında secde fotoğrafları çekmeye başlar ve ortaya “Places You’ll Pray” projesi çıkar. Sana ile Türkiye’den bakınca çok ilginç görünen “Namaz Kılacağımız Yerler” fotoğraf projesini konuştuk.

Japonya

Fotoğraflarına baktığımda dünyanın farklı coğrafyalarında Müslümanların sürekli secde hâlinde olduğunu görüyorum. Bu çok etkileyici! Yeryüzünün bize mescit kılındığının bir kanıtı gibi. Projeye başlarken bunu öngörmüş müydün, nasıl karar verdin?
“Namaz Kılacağımız Yerler” fikri, “Yeryüzü size mescit kılındı” hadis-i şerifinden çıkmasa da nihayetinde bununla bağdaştırıldı. Uzun yıllar boyunca farklı fotoğraf projeleri ve stilleri denedim ancak hiçbir zaman kendim veya İslam ile ilgili bir proje gerçekleştirmemiştim. Müslümanları hem pozitif olarak hem de kucak açıcı şekilde Müslümanlıklarından taviz vermeyen bir hâlde tasvir etmek istiyordum. Bunun için de kendimi saatlerce beyin fırtınası yaparken buluyordum. Bir gün kardeşimle alışveriş yaparken namaz vakti girdi. Vaktimiz kısaydı bu yüzden hızlıca bir kabin bularak yere serdiğimiz giysiler üzerinde namaz kıldık. Bu basit hareket –ki dünya genelinde çoğu Müslüman için çok normal bir şeydir- yeni bir fikrin kıvılcımı oldu. Neden cami dışında namaz kılan Müslümanların fotoğraflarını çekip paylaşmayalım diye düşündük.

Miami, Amerika

Fotoğraflayacağın kişileri nasıl seçiyorsun? Sen mi onları, onlar mı seni buluyor?
Projenin başlangıcında, sosyal medya takipçilerime hiç dışarıda namaz kılıp kılmadıklarını sordum. Amacım bu yerleri tekrar ziyaret edip orada birlikte namaz kıldıktan sonra fotoğraflarını çekmekti. Kabul edenlerle bu şekilde başlamış olduk ve ilk fotoğraflar bu şekilde çekildi. Ondan sonra da süreç kendiliğinden işledi. İnsanlar gitmem gereken yerlerden beni haberdar etmeye başladı. Bazen de tesadüfen cami dışında namaz kılan insanlarla karşılaştım. Mesela arabanın içinde namaz kılan bir gelin fotoğrafı var. Gelin düğün salonuna girmeden önce çok heyecanlıydı ve namaz kılmaya başladı. Gelinin fotoğrafını bu projeye başlayacağımı bilmeden o anda çektim. Fotoğraf çekmeden önce fotoğrafını çektiğim insanlardan izin alıyorum ya da fotoğrafı çektikten sonra mutlaka yanlarına gidip fotoğraflarını çektiğimi söylüyorum. Eğer izin verirlerse fotoğrafı paylaşıyorum. Instagram’daki fotoğraflar dünyanın farklı yerlerindeki takipçiler tarafından gönderilmiş fotoğraflar.

Bazı fotoğraflarının hikâyeleri var. Bunlar fotoğrafladığın kişilerin gerçek hikâyeleri mi? Yoksa destekleyici bir mesaj gerekli diye düşünerek senin yazdığın metinler mi?
Bu hikâyeler gerçek ve fotoğrafın öznesi tarafından oluşturulmuş hikâyeler. Bazen fotoğraftaki kişilerle konuşup onlara kamuya açık yerlerde namaz kılarken yaşadıkları deneyimleri soruyorum. Sonra da bu röportajlardan bir alıntı seçip onu fotoğrafın altyazısı olarak kullanıyorum.

Nepal

Çektiğin fotoğraflardakilere benzer ilk namazımı dört yıl önce Tel-Aviv Havaalanı’nda kılmıştım. Farklı dinlerden insanlar vardı ve bana bakıyorlardı. Alışık olmadığım bir durum ve garip bir duyguydu. Sanki her an birileri yanıma gelip bir şey söyleyecek gibi hissetmiştim. Sizin her gün içinde bulunduğunuz bu durumu görenler nasıl tepki veriyor? Namazın ne olduğunu biliyorlar mı?
Şimdiye kadar başka dinlere mensup çok sayıda insandan daha önce de namaz kılan insanlar gördüklerini ancak bizim ne yaptığımızı anlamadıklarını duydum. “Namaz Kılacağımız Yerler” onların soru işaretlerini giderdi. Artık bizim ne yaptığımızı anlıyorlar. Öte yandan başka inançlara sahip insanların tam olarak yaptığım ibadeti anlayabildiği kamuya açık alanlarda da namaz kıldım.

“Fotoğrafların hepsi favorim aslında. Ancak arabanın içindeki gelin fotoğrafının bende ayrı bir yeri var. Çok mutlu ve heyecanlı bir anında namaza durması çok etkileyici.”

Bu projede plansız ya da kurgulayarak çektiğin fotoğraflardan en sevdiğin kare hangisi?
Fotoğrafların hepsi favorim aslında. Ancak arabanın içindeki gelin fotoğrafının bende ayrı bir yeri var. Fotoğrafın çekildiği anda gerçekten çok özel bir duygu hissettim. Bu görüntü bir Müslüman olarak benim için bir hatırlatıcıydı. Kendi deneyimlerime göre duaya ihtiyaç duyduğum zor anlarımda namaz kılmaya başlıyorum. Namazın mutlu anlarda da kılınıyor olması benim unuttuğum bir şeydi. Gelinin fotoğrafı da bana bunu hatırlatıyor. Çok mutlu ve heyecanlı bir anında namaza durması çok etkileyici.

Washington D.C.

Dünyanın dört bir yanından projene fotoğraflar geliyor. Bunların arasında farklı birçok noktada namaz kılmış biri olarak sana bile ilginç gelen bir mekân, seni çok etkileyen bir fotoğraf var mı?
Bu fotoğrafları sergilemenin en güzel yönü, dünyanın bize sunduğu farklı yerleri keşfetmek. Coğrafya bilgimin oldukça kavi olduğunu sanıyordum ancak daha öğrenecek çok şeyim varmış, hâlâ da var. “Namaz Kılacağımız Yerler” ile ölmeden önce gidilmesi görülmesi gereken yerler listesi yapmaya başladım. Sürekli karşıma çıkan yer ise Himalayalar, bir gün mutlaka orada namaz kılmak istiyorum. Doğa sonsuza kadar benim için namaz kılınacak en güzel yer olarak kalacak. Aynı zamanda Instagram’daki çoğu takipçim için de aynı tema devam edecek gibi gözüküyor.

Places You’ll Pray’in dışındaki çalışmalarından Filistin’de çektiğin “Arabi?” başlıklı fotoğraflar da çok güzel. Az metin ve bol görselle yine bize bir şeyler anlatıyorsun. Merak ediyorum, Türkiye’ye gelsen nerelerde fotoğraf çeker, nasıl bir sunum yapardın?
Teşekkür ederim. Ben multimedya foto muhabiriyim ve etrafımdaki insanların görsel hikâyelerini anlatmaktan zevk alıyorum. Umarım tanıştığım insanların hikâyelerini anlatmaya, herkesin bilmesini istediği gerçekleri paylaşmaya daha uzun yıllar devam ederim. Fırsat bulur da Türkiye’ye gelirsem ülkenizde peşine düşecek birçok fotoğraf hikâyesi ile karşılaşacağıma eminim. Osmanlı etkisinden kültür mozaiğine, coğrafi konumundan mültecilerin hayatlarına kadar fotoğrafı çekilecek görsel hikâyelerle dolu bir ülkeniz var.